Didem

Kuşku, kaygı ve keşke…

Bu konu Didem tarafından 1 sene önce açıldı ve Henüz Cevap Yok.
Didem
Didem
ADMINISTRATOR
Üyelik Zamanı: 1 sene önce
Konu Sayısı: 3434
Yanıt Sayısı: 0
19 Mayıs 2021, 9:55

Kuşku, kaygı ve keşke…

NotuiteSane
Kuşku, kaygı ve keşke…

Eğer kendinize ya da çevrenize güveniniz yok ise güvensizliğiniz yerini kuşkulara bırakır. Kuşkulanmaya başladınız mı kaygılanırsınız.

Ve artık hayatınızı kaygılarınız yönetmeye başlar ve bir sonraki aşamada kaygılarınız da daha şiddetli bir korkuya dönüşür.

Korktuğunuz da ne olur? Sinersiniz. Sindiğinizde daha da korkmaya ve sonrasında daha da sinmeye başlarsınız. Ve müdahale etmezseniz bu durumunuz dibe vuruncaya kadar devam eder.

Bir sonraki aşamada korkularınız ve kaygılarınız nedeniyle zamanın bir an önce geçip gitmesini istersiniz. Ve bir an önce geçip gitmesini istediğiniz zaman öyle bir geçer ki bu sefer geçip giden zamana hayıflanırsınız.

İşte bu hayıflanmaya başladığınız anda da yeni bir duygu ortaya çıkar bu duygunun adı da “keşke” dir.

Bu sürecin sonunda artık sizin de bir keşkeniz vardır, tabi bu arada itiraf etmek gerekirse keşkeler sizi akıllandırması açısından öğreticidir de.

Tabi acil durumlar hariç bu kuşkulu, kaygılı, korkulu ya da keşkeli zamanlarda önemli kararlar vermemek gerekir. Bazen içinde olduğumuz durumun etkisiyle son derece hatalı kararlar verebiliriz. Oysa durum ya da durumumuz sandığımız gibi olmayabilir.

Peki ne yapmalı?

Zamanı kuşku, kaygı ve keşke ile geçirmek istiyorsanız devam edebilirsiniz ama eğer istemiyorsanız kesinlikle bunların yerine güven, cesaret ve ümit koymalısınız. Ve kişisel motivasyonunuzu sağlamaya çalışmalısınız. Bunun en basit ve işe yarar yollarından biri olarak bence bir süre kendiniz dahil kimseyi suçlamayın.

Bunu kesinlikle yapmalısınız yapmaz iseniz mevcut durum sizin güveninizi, cesaretinizi ve ümitlerinizi zaten alıp götürecektir. En büyük savaşlar, mücadeleler tüm zorluklarına rağmen varlık içinde değil bir çok maddi yokluğa rağmen güven, cesaret ve ümitle kazanılmıştır.

Ve bu arada bir şey açıklayayım, empatik olup başkalarının duygularını biraz hissedebilsek de herkes kendi duygularını yaşar. Yani birbirimizi etkilemekle birlikte herkes kendi duygu bankasına yatırdığı mevduatı çeker.

Hissettiğiniz şeyler adı üstünde kendi hislerinizdir. Ve korkulan şey aslında bir durumdur ve bu durum karşısında yarattığınız duygu ise sizin geliştirdiğiniz bir tepkidir. Şimdi düz bir mantıkla etki olmasa tepki olur mu? Diye sorabilirsiniz.

Peki bir soru?
Aynı etkiye her zaman aynı tepkiyi mi verirsiniz?
Cevap veriyorum “hayır”

Şöyle bir örnek verecek olursam, her gün yoğun trafikte yolculuk edersiniz ama bazı günler bu durumu çok sakin karşılarken bazı günler sinirlenirsiniz. Hatta insanların neden evlerinde oturmadığını söyleyecek kadar sinirlenirsiniz.

Bu ortamda etkilendiğim için tepkilendim diyebilirsiniz ama siz aslında gergin olmasa idiniz o insanların varlığı sizi rahatsız eder miydi?
Daha önce gergin olmadığınız zamanlarda etmiş miydi?
Yani aynı durumda hep aynı tepkiyi mi verdiniz?

Kıssadan hisse… İçinizde bir arı kovanı olmasaydı çomak neyi karıştıracaktı?

Mutluluğunuzu, ümitlerinizi ve heyecanlarınızı başkalarına ve şansa bırakmamanız dileklerimle…

(Onları nerede bulacağım derseniz önce içinizde bir yere bakın derim!)

Sarp Kaya

Konuya Bir Cevap Yazın

  • 14 Kayıtlı Üye
  • 66282 Konu
  • 157 Cevap
  • Son Üye: aile